Alış:7.8890
Satış:7.9206
Alış:9.4001
Satış:9.4378
26 Kasım 2020, Perşembe 18:24:18

KDV yönünden İlmühaber

KDV dolaylı vergilerdendir. Kanunun 1. maddesinde hangi teslimlerin kdv’ye tabi olduğu, 11-17. maddelerindeki istisna hükümlerinde de nelerin istisna edildiği ve yine kanunun 28. maddesinde; “Katma değer vergisi oranı, vergiye tabi her bir işlem için %10′dur. Bakanlar Kurulu bu oranı, dört katına kadar arttırmaya, %1′e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir” denerek, BKK ile I, II, III sayılı listelerde hangi mal ve hizmet teslimlerinin hangi oranda kdv’ye tabi olduğu tek tek belirlenmiştir.
KDVK’nun 17/4-r. maddesi ile; Kurumların en az 2 tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisselerinin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimleri istisna edilmiştir. Yine, KDVK’nun 17/4-g. maddesi ile; hisse senedi, tahvil teslimi kdv’den müstesnadır.
TTK’nun 411. maddesinde; “Nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmühaberlerin nama yazılı olması lazımdır. Bunların devri nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabidir. Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmühaberler ancak alacağın devri hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir. Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak ihbar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.” hükmü yer almaktadır.
KDVK’nun İstisnaların sınırı başlıklı 19. maddesisinde ise; “1. Diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümleri bu vergi bakımından geçersizdir. Katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetler ancak bu kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. 2. Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır.” hükmü yer almaktadır.
Nama yazılı ilmühaber hisse senedi değildir. Yanyana koyup bakın. Sadece devri halinde TTK yönünden hisse senetlerinin TTK’da tabi olduğu hükümlere tabidir. Nama yazılı ilmühaber KDVK’nun istisna hükümleri arasında veya düşük oranlı kdv’ye tabi teslimler arasında da sayılmamıştır. KDV’nin dolaylı vergilerden olduğu gözardı edilmemelidir. KDV, gelir ve servet üzerinden değil kanunda sayılan mal ve hizmetlerin her bir teslimi işleminden alınır. Nama yazılı ilmühaberler kdv’den müstesna edilseydi ancak bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenirdi, Gelir Vergisi Tebliğlerinde ya da TTK’da değil. Örneğin; taze fasulye %8 oranında kdv’ye tabi iken kuru fasulye %1 oranında kdv’ye tabi olması öngörülmüştür. Yine, ambulans hizmetleri %8 kdv’ye tabi iken kanun koyucu cenaze hizmetlerinin %1 oranında kdv’ye tabi olmasını öngörmüştür. Açıktır ki; Kanun koyucu nama yazılı ilmühaber teslimlerinin %18 oranında vergiye tabi olmasını öngörmüştür.
Öte yandan, Gelir ve servet vergileri yönünden ilmühaber bastırma kararını ve ilmühaberi noterden geçirmeksizin ve de ticaret sicilde tescil ettirmeksizin “vallaha billaha” ilmühaber hisse devrinden önce düzenlendi şeklindeki yaklaşımların da ayrıca kağıt ve mürekkep kriminal sonuçlarının değerlendirilerek rapora bağlanması ve aksi çabaların ve olumsuzlukların da Savcılığa suç duyurusunda bulunulması gerekmekte olup hile-i şeriye den sebep vergi kayıp ve kaçaklarının her halükarda vergi tarhiyatına konu edilmesine devam olunmalıdır.